1 results listed
Yükseköğretim kurumları, genel anlamda toplumun yüksek düzeyde nitelikli işgücü
gereksinimini karşılamak, kültürlerin kuşaktan kuşağa aktarımının doğru biçimde aktarılmasını
sağlamak ve bilimsel araştırmalar ile teknoloji çağına adapte olup gelişen ve gelişmekte olan
ülkeler gruplarından kopmamak adına sosyo-ekonomik getirileri açısından ülkeler adına büyük
önem arz etmektedir. Bilimsel araştırmalar yoluyla toplum sorunlarını çözüme kavuşturmak ve
toplum yararına yeni buluşların ortaya atılması adına yükseköğretim kurumlarının gelişmesi
önemli olmakla beraber bu kurumlarda eğitim gören kişilerin mezuniyet sonrası iş hayatına
geçişleri de ülkelerin temel göstergelerinden olan işsizlik ve istihdam açısından da oldukça
önemlidir. Türkiye’de yükseköğretimde gelişmeler ele alındığında 1933 yılından itibaren
yükseköğretim kurumlarının sayıları sürekli artış içerisinde olmuş ve beraberinde öğrenci
sayılarında da artışlar meydana gelmektedir. Bu çalışmada yıllar itibari ile açılan yükseköğretim
kurumları (1933-2018) ve kayıtlı öğrenci sayıları (1983-2018) tablolar yardımı ile analiz edilerek
yüksek eğitimde bazı gelişme dönemleri ortaya konulmuştur. Bunun yanı sıra araştırmanın temel
amacı olarak 2000-2018 yılları arasında yükseköğrenim görmüş kişi sayısı ve işsizlik rakamları
analiz edilerek yüksek eğitimin işsizlik içerisindeki payı ele alınarak değerlendirmelere yer
verilmiştir. Yıllar bazında incelemeler sonucuna göre yapılan yükseköğretim politikaları sonucu
kurum ve öğrenci bazında büyüme sağlanmış ve özellikle bölgesel kalkınma anlamında
ekonomik katkıları oldukça fazla olmuştur. Fakat yüksek eğitimli işsizlik oranlarında önemli bir
artış sağlanamamıştır. Üniversitelere ön lisans ve lisans birimlerine verilen kontenjanların
istihdam alanlarının talepleri ile koordineli olacak şekilde çalışmalar sonucunda belirlenmesi
gerektiği sonucuna varılmıştır
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Fikri ÖZEN
Doç.Dr. HAYRETTİN KESGİNGÖZ